Blog

Şeker körlüğe davet çıkartıyor.

0

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, diyabetin göz hastalıklarını tetiklediğini söyledi. Şeker hastalarında sıklıkla görülen ve gözü olumsuz yönde etkileyerek görme bozukluğuna sebep olan diyabetik retinopatinin, tüm dünyada görme kaybının en büyük nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, halk arasında “şeker körü” olarak da bilinen hastalığın, tedavi edilmediği durumlarda körlüğe davetiye çıkardığını açıkladı. Şekerli gıda tüketiminin kan şekerinin yükselmesine sebep olduğunu ifade eden Asena, “Kan şekerinin düzensiz seyretmesi, ani kan şekeri yükselmesi veya düşmesi, retinanın bozulmasını ve retinopati hastalığının ilerlemesine neden oluyor” dedi. Retinopati görülme sıklığının yaşla doğru orantılı olarak arttığına dikkat çeken Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, şeker hastalarını dikkatli beslenmeleri konusunda uyardı.

Özellikle misafirliklerde gıda tüketiminin arttığının altını çizen Asena, “örf ve adetlerimiz gereği misafirliğe gidilen evde ikram edilen bir şeyi reddetmek ayıp karşılanabiliyor. Vatandaşlarımız da bunu bildiğinden beslenmesine dikkat edemiyor ve ölçüyü kaçırabiliyor. Böyle durumlarda, ev sahibinin bu konuda anlayışlı olması, şeker hastasının da bilinçli davranması gerekiyor” diye konuştu.

Kaynak:Ege telgraf 22.11.2016

Rüzgar ve kuru hava göz kuruması nedeni

0

Rüzgar ve kuru hava göz kuruması nedeni

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Hanife Öztürk Kahraman, mevsim değişimleriyle birlikte hava koşullarına bağlı olarak gözlerde kuruluk ve alerji görülebildiğini söyledi. Kış aylarında, rüzgar ve soğuk havanın vücudun hormonal dengesini değiştirdiğini ve göz kuruluğunu tetiklediğini belirten Kahraman, bu durumda yerine koyma tedavisi uygulandığını dile getirdi. Göz kuruluğundan kaynaklanan batma, yanma, yorgunluk, aniden sulanma gibi şikayetlerle başvuran hastalar için, suni gözyaşı, gözyaşı ritmini artırıcı damlalar ve gözyaşı kanallarına tıkaç koyma yöntemlerinden oluşan bir tedavi uyguladıklarını söyleyen Dr. Kahraman, “Ayrıca, vücut kaynaklı etkenler, bilgisayar başında ofis ortamında saatler geçirmenin yanı sıra; romatizmal hastalıklar, tiroid bazlı ilaçlar ve gençlerin kullandığı bazı sivilce ilaçları da kuruluk seviyesini artırabiliyor” diye konuştu.

Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında görülen allerjik konjonktiviti, polen, güneş ışığı, ev tozları ve evcil  hayvanlar gibi unsurların tetiklediğini kaydeden Kahraman, bu rahatsızlık için de antihistaminik ve kortizon içeren damla tedavisi uygulandığını vurguladı. Gözleri su ve elleri de sabunlu su ile yıkamanın alerjinin getirdiği etkileri azalttığına dikkat çeken Kahraman, gözleri kaşıma ve ovuşturmanın göz sağlığı açısından doğru olmadığını sözlerine ekledi.

Kaynak: 07.11.2016 Ege Telgraf

Göz renginin ameliyatla veya lazerle değiştirilmesi

0

irisSon yıllarda göz renginin lazerle değiştirilmesi veya ameliyatla değiştirilmesiyle ilgili birçok yayın popüler basında yer almaktadır. Öncelikle bizim görüşümüzü söyleyelim: Her göz rengi güzeldir. Göz rengini değiştirmek için iki yöntem vardır birincisi lazerle iris pigmentinin dağılmasını sağlamak. Bu yöntemle koyu renk açık renge döner yani kahverengi yeşile, maviye dönebilir. İkinci yöntem ise irisin önüne silikondan yapılan bir yapay iris yerleştirmektir. Böylece göz rengi istenilen renge dönüşebilir.

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi doktorları her iki yöntemi de sakıncalı bulduklarından göz rengini değiştirmek için hiçbir şekilde lazer veya ameliyat yapmamaktadırlar.

Şikayetiniz olmasa da göz muayenesi olun

0

Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl ekim ayının ikinci haftası perşembe günü toplumun dikkatini körlük ve görme azlığı üzerine çekmek üzere düzenlenen Dünya Görme Günü, ülkemizde de kutlanıyor. Göz sağlığının her yaşta dikkat edilmesi gereken konuların başında geldiğini vurgulayan Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, çocukların 1, 3 ve 5 yaşlarında, yetişkinlerin ise yılda bir kez göz muayenesi olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Kaşkaloğlu, göz ile ilgili herhangi bir şikayet olmasa bile olası risklerin erken tespiti için uzman hekimler tarafından yapılacak kontrolün önem taşıdığını ifade etti. Göz sağlığını korumak için alınması gereken bir dizi önlemler olduğu bilgisini veren Kaşkaloğlu, “Gözü yoran televizyon ve bilgisayar ekranına uzun süre yakından bakmayın. Kitap okurken gözünüzle kitap arasında en az 30 cm mesafe olmasına dikkat edin. Çok az ya da çok fazla ışıkta okuyup yazmayın. Göz hastalıklarına neden olan bazı mikroplara karşı gözlerinizi temiz tutmaya özen gösterin. Doğru güneş gözlüğü kullanmanın da gözlerinizi güneşin UV ışınlarına karşı koruyacağını unutmayın” dedi.

Doğru beslenme ve vitaminlerin görme problemlerinin önlenmesinde yardıma olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu Omega 3 yağ asitleri, çinko, C ve E vitamini almanın katarakt gibi yaşla ilgili olan görme problemlerinin önlenmesine yardıma olabileceğini ifade etti. Kaşkaloğlu, “Ispanak gibi yeşil ve yapraklı sebzeleri, somon, ton balığı ve diğer yağlı balıklar, yumurta ve diğer protein kaynakları, portakal ya da turunçgiller ailesine ait diğer meyveler ya da meyve sularını düzenli tüketmek göz sağlığı için yardıma olabilir” diye konuştu. Sigara içenlerin göz sağlığı açısından risk taşıdığını belirten Kaşkaloğlu, sigaranın katarakta yakalanma ve gözlerdeki sinirlerin zarar görme olasılığını arttırdığını da sözlerine ekledi.

Kaynak: 16.10.2016 Haber Express

Göz sağlığını korumak için doğru beslenmek şart

0

Dünya sağlık Örgütü tarafından her yıl ekim ayının 2. haftası perşembe günü toplumun dikkatini çekmek üzere düzenlenen Dünya Görme Günü, ülkemizde de kutlanıyor. Doğru beslenme ve vitaminlerin görme problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, Omega 3 yağ asitleri, çinko, C ve E vitamini almanın katarakt gibi yaşla ilgili görme problemlerinin önlenmesine yardımı olabileceğini ifade etti.

Göz sağlığının her yaşta dikkat edilmesi gereken konuların başında geldiğini vurgulayan Kaşkaloğlu Göz hastanesi kurucusu Prof.Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, çocukların 1,3 ve 5 yaşlarında yetişkinlerin ise yılda bir kez göz muayenesi olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Kaşkaloğlu, göz ile ilgili herhangi bir şikayet olmasa bile olası risklerin erken tespiti için uzman hekimler tarafından yapılacak kontrolün önem taşıdığını ifade etti. Göz sağlığını korumak için alınması gereken bir dizi önlemler olduğu bilgisini veren Kaşkaloğlu, “Gözü yoran televizyon ve bilgisayar ekranına uzun süre yakından bakmayın. Kitap okurken gözünüzle kitap arasında en az 30 cm mesafe olmasına dikkat edin. Çok az yada çok fazla ışıkta okuyup yazmayın. Göz hastalıklarına neden olan bazı mikroplara karşı gözlerinizi temiz tutmaya özen gösterin. Doğru güneş gözlüğünü kullanmanın da gözlerinizi güneşin UV ışınlarına karşı koruyacağını unutmayın “dedi.

“Göz sağlığı için doğru beslenin”

Ispanak gibi yeşil ve yapraklı sebzeleri, somon, ton balığı ve diğer yağlı balıklar, yumurta ve diğer protein kaynakları, portakal ya da turunçgiller ailesine ait diğer meyveleri ya da meyve sularını düzenli tüketmek göz sağlığı için yardımcı olabilir. Sigara içenlerin göz sağlığı açısından risk taşıdığını belirten Kaşkaloğlu, sigaranın katarakta yakalanma ve gözlerdeki sinirlerin zarar görme olasılığını arttırdığını da sözlerine ekledi.

Kaynak: 14.10.2016 Posta

Ameliyat olan daha uzun yaşıyor.

0

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Kaşkaloğlu, katarakt rahatsızlığı bulunup ameliyat olan hastaların, ameliyat olmayanlara göre daha uzun yaşadığını söyledi.

Türkiye’de yılda 400 bin katarakt operasyonu gerçekleştirildiğini belirten Dr. Kaşkaloğlu, Amerikan Oftalmoloji Derneği’ne ait dergide geçtiğimiz Mayıs ayında yayımlanan bir makaleyle, aynı sağlık durumunda katarakt rahatsızlığı bulunup ameliyat olan hastaların, ameliyat olmayan diğer hastalara göre daha uzun yaşadığının ortaya çıktığını söyledi. Kaşkaloğlu, “Bir buçuk milyon insan üzerinde yapılan araştırma sonucu elde edilen istatistiğe göre, katarakt ameliyatı olan hastaların yaşam kalitesinin artması nedeniyle
bu sonuca ulaşıldı” dedi. Katarakt operasyonunda, gelişen femtosaniye lazer teknolojisiyle birlikte başarı ve memnuniyet oranının artığına dikkat çeken Prof. Kaşkaloğlu, “Artık insanlar bu nedenle, daha rahat operasyon kararı alıyorlar. Kataraktta, göz içindeki saydamlığını kaybeden merceğin alınması ve yerine yenisinin konulması söz konusudur. Bugün, katarakt ameliyatında, kişinin ameliyat öncesinde mevcut olan uzağı, yakını görememe ve diğer göz kusurları da tedavi ediliyor. Göz doktorları, tüm göz hastalıklarını birden tedavi edemez. Mutlaka uzmanlaşmak gerekir. Katarakt ameliyatı ayrı, retina ise ayrı uzmanlık gerektirir. Bu nedenle hastaların, iyi bir araştırmayla konunun uzmanına muayene olmasını öneriyorum” dedi.

Gözlükten kurtulma ameliyatı tavsiyesi Bayan Corrie

0

Gözlükten kurtulma ameliyatı olmak için Hollanda’dan Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’ni tercih ederek ülkemize gelen Bayan Corrie ile ameliyatından 1 hafta sonra görüştük. Bayan Corrie, uzak yakın mercek ameliyatı olarak uzağı ve yakını artık gözlüksüz görebilmenin konforunu yaşadığını ve bu durumdan çok memnun olduğunu söyledi.

34. ESCRS kongresi 10-15 Eylül tarihlerinde Kopenhag’da yapıldı.

0

10-15 Eylül tarihlerinde Kopenhag’da yapılan 34. ESCRS kongresine Prof.Dr.Mahmut Kaşkaloğlu ve Op.Dr.Bilgehan Sezgin Asena delege olarak katıldılar. Dr.Asena Lazer katarakt ameliyatlarından sonra koroid kalınlığı konusunda bir poster sundu.

Erkekler de göz estetiği yaptırıyor.

0

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Lale Geribeyoğlu Aras, botoks uygulaması ve göz kapağı estetiği ameliyatlarınınkadınlar kadar, erkekler tarafından da tercih edildiğini söyledi. Bir nörotoksin olan ve deri altındaki kasların kasılmasını engelleyerek etki gösteren botoksun, günümüzde kozmetik olarak yaygın şekilde kullanıldığını söyleyen Aras, uygulama sayesinde özellikle alın ve göz çevresindeki kırışıklıkların giderildiğini dile getirdi. 2000 yılların başından beri kullanılan botoksun, mutlaka uzman hekimler tarafından yapılması gerektiğini de kaydeden Op. Dr. Lale Geribeyoğlu Aras, “Botoks uygulamasını yapacak kişinin belli bir eğitimden geçmesi gerekiyor. Yanlış uygulamalar, göz kapağı düşüldüğü ve şekil bozukluğuna yol açabiliyor. Botoks uygulaması, ihtiyaç durumu göz önüne alınarak 25 – 65 yaş aralığındaki insanlara uygulanabiliyor. 4 – 6 aylık periyotlarla uygulama tekrar ediliyor. Sonraki seanslarda, kırışıklığın ilk haline göre daha az olduğu gözleniyor. Son dönemde kadınlar kadar, erkekler de göz kapağı estetiği operasyonları yaptırıyor” diye konuştu. Göz kapağına estetik mümkün Göz için uygulanan kozmetik işlemlerden birinin de, göz kapağı cerrahisi olduğunu kaydeden Op. Dr. Lale Geribeyoğlu Aras, göz kapağının yapısı nedeniyle sarkmaların sıklıkla görüldüğüne dikkat çekti. İnsanların yüzde, ilk baktığı noktaların başında gözlerin geldiğini ve sarkık bir göz kapağının da, bazı kişilerde estetik sıkıntılara yol açtığını ifade eden Op. Dr. Aras, “Göz kapağı sarkması, ağırlık hissi ve görme alanının daralmasıyla kişiye rahatsızlık hissi veriyor. Fazla doku, ameliyatla alınıyor. Estetik dikiş sayesinde iz kalmıyor” dedi.

Kaynak: 14.09.2016 Yenigün

Sinem ve Ecem Gülten kardeşler Lasik tavsiyesi

0

Sinem ve Ecem Gulten kardesler hastanemizde Intralse/lasik ameliyati olarak gözlüklerinden kurtuldular.#kaskaloglugoz #saglik #izmir #goz#gozdoktoru #intralase#lasik#gozluktenkurtulma

Göz bozuklukları başarıyı etkiliyor

0

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi hekimlerinden Uzm. Op. Dr. Hanife Öztürk Kahraman, okula başlayacak çocukların mutlaka göz tedavilerinin yaptırılması için aileleri uyardı. Göz sağlığının, çocukların okuldaki başarısını doğrudan etkilediğini belirten Kahraman, “Göz kusuru olan çocuk okulda zorluklar yaşar. Tahtayı göremeyebilir ve bir süre sonra dersten koparak dikkat dağınıklığı yaşamaya başlar. Bu da başarısız olmasına neden olur. Bu nedenlerden dolayı çocukların okula başlamadan önce mutlaka göz kontrolleri yaptırılmalı” dedi.

Kaynak:30.08.2016 Ege telgraf

Hayatlarını görmeyen hastalarına adadılar

0

Alsancak’ta 2000 yılında hizmete açtıkları Kaşkaloğlu Göz Hastanesi ile İzmir’e son teknoloji tanı ve tedavi birimleriyle hizmet veren Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu ve Op. Dr. Selma Kaşkaloğlu, yaşamlarını insanların daha iyi görmesine adadı. British Council bursuyla İngiltere’de retina hastalıkları konusunda ihtisas yapan ve 1985 yılında eşi Op. Dr. Selma Kaşkaloğlu ile birlikte Alsancak’ta ilk muayenehanesini açan Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, “O döneme göre modern bir muayenehanemiz vardı. Yurtdışından büyük bedeller ödeyerek ekipmanlar getirtmiştik.
İşimizi yaparken her zaman tıbbı ön planda tuttuk” dedi. 1990 yılında Alsancak’ta lazer merkezi açtıklarını ve 1992 yılında İzmir’de ilk lasik ameliyatmı excimer lazerle gerçekleştirdiklerini hatırlatan Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, “Olaylar aşama aşama beni hastane kurmaya itti. 1998 yılında Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nin temelini attık. 2000 yılından beri hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Şu an 7 hekim ve toplamda 35 kişilik kadroyla hizmet veriyoruz” diye konuştu. Mesleğindeki en büyük destekçisinin eşi Op. Dr. Selma Kaşkaloğlu olduğunu belirten Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, “Yurtdışındayken gözüm hiç arkada kalmadı. Birbirimizi her zaman tamamladık ve destek olduk. Kendisi hem iyi bir doktor, hem de iletişim yeteneği çok güçlü özel bir insan” ifadesini kullandı.

Asena: Okul öncesi göz muayenesi şart

0

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, çocuklara okul öncesinde mutlaka göz
muayenesi yaptırılması gerektiğine dikkat çekti. Göz bozukluğunun, çocukların sosyal ve bedensel gelişimlerini, okul başarısını olumsuz etkileyebileceğini belirten Asena, şöyle konuştu: “Göz problemi olmayan çocuklar iki yılda bir. gözlük kullananlar ise altı ayda bir mutlaka göz muayenesi yaptırmalı.” ■ DHA

Kaynak:08.08.2016 Posta Ege

C vitamini katarakt oluşumunu yüzde 30 azaltıyor

0

C vitamini başta bağışıklık sistemi olmak üzere tüm vücut sağlığı açısından yararları biliniyor. Ancak özellikle katarakt riskine dikkat çeken uzmanlar 60 yaşından sonra C vitamininden zengin besinlerin düzenli tüketilmesini öneriyor. 60 yaşın üzerinde en sık görülen göz hastalıklarından biri olan katarakttan korunmak için uzmanların bir önerisi de C vitaminini düzenli tüketmek. Göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu C vitamini kullanımının katarakt oluşumunu önemli ölçüde azalttığını söyledi. Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu. İngiltere’de 2 bin 54 ikiz üzerinde 10 yıl süreyle yapılan araştırmaya göre, düzenli olarak C vitamini alan grubun almayan gruba oranla katarakt oluşumunda yüzde 30’a varan azalma görüldüğünü
belirtti.

NEDENİ YÜZDE 65 BESLENME

Prof. Dr. Kaşkaloğlu. “Katarakt oluşumunun yüzde 35’ini genetik unsurlar, diğer yüzde 65’ini ise beslenme, yaş, alkol sigara tüketimi, şeker hastalığı ve aşırı gün ışığı gibi çevresel faktörler oluşturuyor. Bizim ülkemizde ise 60 yaşın üzerindeki her bin kişiden 5’i katarakt ameliyatı oluyor. C vitamininin antioksidan özelliği nedeniyle katarakt oluşumunun önüne geçtiği yapılan deneylerle ortaya konmuş” diye konuştu. 60 yaş üzerindeki kişilerin göz sağlığı için beslenmelerine dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Kaşkaloğlu. C vitamini açısından zengin narenciye, brokoli, çilek. biber, kivi gibi yiyeceklerin düzenli olarak tüketilmesi gerektiğini söyledi.

KATARAKT SORUNUNA 15 DAKİKALIK OPERASYON

Hastaların konforunu ve fiyat başarısını artırmak için sürekli yatırım yaptıklarını dile getiren Kaşkaloğlu, femtosaniye lazer ile katarakt ameliyatlarında hastanın 15 dakikalık bir operasyon sonrasında evine giderek, çok kısa sürede günlük yaşantısına geri dönebildiğini de sözlerine ekledi.

Danimarka’dan gözlüklerinden kurtulmak için gelen Bay Larsen

0

Danimarka’dan hastanemize gözlüklerinden kurtulmak üzere gelen, Bay Larsen mercek ameliyatını bilgisayarlı lazer teknolojisi ile olup maksimum memnuniyet yaşayanlardan.. Tüm aşamaları bilgisayar kontrolünde gerçekleştirilen mercek ameliyatından çok memnun kaldığını soyleyen Bay Larsen’e hastanemizi tercih ettiği için teşekkür ederiz.

Çocuk Çalışmıyorsa Göz Doktoruna Gidin

0

Miyop, astigmat ve hipermetropun, aileler tarafından fark edilemediğinde, çocukların okuldaki ders başarısının düştüğünü kaydeden Kaşkaloğlu Göz Hastanesi göz doktoru Op. Dr. Hanife Öztürk Kahraman” Bu rahatsızlıklar ders çalışırken çocukların motivasyonunu da olumsuz etkiliyor.” dedi.

“Çocuğum tembel, ders çalışmayı sevmiyor” gibi düşünen ebeveynlerin aklına göz hastalıkları gelmeli diyen Kahraman , ailelerin çocuklarına düzenli göz taraması yaptırmalarının büyük önem taşıdığını söyledi.  Göz rahatsızlığı yaşayan çocukların, genelde görüntüyü odaklamak için başını yan tutarak baktıklarını hatırlatan Op. Dr. Hanife Öztürk Kahraman, bu gibi davranışların yanısıra; çocukların baş ve göz ağrısı da hissedebilceklerine dikkat çekti. 5-6 yaştan erken dönemde , bebek ve çocuklarda taramaların yapılmasının hastalıkların erken tanı ve tedavisi açısından gerekli olduğunu hatırlatan Kahraman “Özellikle bu dönemde göz tembelliği yönünden çocuklar mutlaka göz muayenesinden geçirilmeli. Her sağlıklı çocuk bile her yıl düzenli göz muayenesi olmalı ” dedi.

İzmir’de en iyi göz hastanesi, en iyi göz doktoru kimdir?

0

İzmir’de en iyi göz hastanesi, en iyi göz doktoru kimdir?

En iyi göz hastanesi veya en iyi göz doktoru tanımlaması mümkün olmayan bir durumdur. İzmir’de birçok modern, çok iyi göz hastanesi, göz merkezi ve göz doktoru  vardır, hepsi birçok veya bazı durumlarda en iyi olduğunu düşünebilir ancak kimin en iyi göz doktoru, hangisinin en iyi göz hastanesi olduğuna karar verecek bir yetkili olmadığından hastaların başvuracakları hastaneyi veya doktoru seçerlerken çevrelerinden, tanıdıkları doktorlardan ve internetten araştırma yaparak karar vermeleri uygun olacaktır. Unutmayınız ki doktorluk mesleği artık çok kapsamlıdır. Bir göz doktorunun her konuda tam uzman olmasını beklemememiz gerekir. Hastalığınızın özelliğine göre araştırıp göz doktoru tercih ediniz. Hangi göz hastanesinin en iyi olduğuna veya hangi göz doktorunun en iyi olduğuna siz karar vereceksiniz.

Göz kuruluğunu giderecek öneriler

0

KAŞKALOĞLU Göz Hastanesi Op. Dr. Lale Geribeyoğlu Aras, çevresel ve yapısal faktörlere bağlı olarak görülen göz kuruluğunu önlemek için yapılması gerekenler hakkında ipuçları verdi.

Klimalı ortamlarda bulunan, bilgisayar başında çalışan veya uzun süre araç kullanan kişilerde görülebilen göz kuruluğunun batma, yanına ve yabancı cisim hissiyle kendini belli ettiğini söyleyen Op. Dr. Aras, ilaç tedavisinin yanısıra kişilerin gözlerini koruyucu önlemler alması gerektiğini söyledi.

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Op. Dr. Lale Geribeyoğlu Aras, 40 yaşın üzerindekiler ve menapoz sonrasında bayanlarda sıklıkla görülen göz yaşı kuruluğunu önlemek için Omega 3 içeren balık keten tohumu, ceviz gibi besinlerin tüketiminin de göz yaşı kalitesini artırdığını sözlerine ekledi.

Kaynak: 27.06.2016 Sabah Egeli

Katarakt ameliyatı olanlar daha uzun yaşıyor.

0

Amerikan oftalmoloji Derneği’nin dergisinde geçen mayıs ayında yayımlanan bir makalede, aynı sağlık durumunda katarakt rahatsızlığı bulunup ameliyat olan hastaların ameliyat olmayanlara göre daha uzun yaşadığına yer verildi. Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu 1.5 milyon insan üzerinde yapılan araştırma sonucu elde edilen istatistiğe göre katarakt ameliyatı olan hastaların yaşam kalitesinin artması nedeniyle bu sonuca ulaşıldığını söyledi.

Yaşam Kalitesi Artıyor

Özellikle 65 yaşından sonra görülmeye başlanan kataraktın yaşam kalitesini etkilediğini belirten Kaşkaloğlu “Aynı yaşta, benzer sağlık durumuna sahip hastalar arasında yapılan istatistiğe göre katarakt olan hastaların ölüm oranının ameliyat olmayanlara göre %30 oranla daha düşük olduğu görülüyor. Bunun en önemli nedeni hastanın ameliyat sonrası görmeye başlamasıyla yaşam kalitesinin artması” dedi.

Kaynak: 07.06.2016 Hürriyet Ege

Göz görmez, beyin görür!

0

Hanzade Ünuz “Fark Yaratanlar” da Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu ile konuştu…

Göz sağlığı dendiğinde İzmir’de en önce akla gelen isimlerden Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu…

Öyle fazla medyatik biri değil.

Kaşkaloğlu markası, kendisinden daha çok tanınıyor.

Hayatını mesleğine adayanlardan…

40 yıldan bu yana binlerce hastayı sağlığına kavuşturdu.

2000 yılında İzmir’de Türkiye’nin ilk göz hastanelerinden birini “Kaşkaloğlu Göz Hastanesi”ni kurdu.

Hep ilkleri denedi.

1984 yılında İzmir’de ilk göz içi merceğini taktı.

En iyi göz hastanesi olma hedefini koydu ve başardı.

Yurtiçi ve yurtdışında binlerce hastayı ameliyat ederek sağlığına kavuşturdu.

Kendisi  bundan hiç bahsetmese de 2002 yılında American Academy of Ophthalmology “Best of the Show”  ödülü kazandı.

Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, eşi göz hekimi Selma Kaşkaloğlu ile İzmir’de mutlu yaşamayı seçenlerden.

“İzmir’de mutluyum. Bir tane hayatımız var” diyecek kadar kendiyle barışık.

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nin maestrosu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu,

-Bilgisayar çocuklar için sanıldığı gibi zararlı değil.

-Katarakt ameliyatı ömrü uzatıyor.

-Göz bozukluğu, gözün uzunluğu ya da kısalığıyla oluşur.

– Gün ışığı çocuklarda miyopiyi engelleyen önemli bir faktördür.

gibi yeni ve farklı bilgilerle birlikte, “Göz görmez, beyin görür” sözüyle de sohbetimizi oldukça ilginç yerlere taşıdı….

-Bornova hayatınızda çok önemli. Her şey Bornova ile başlamış…

Evet, İzmir Bornova doğumluyum. Bornova Anadolu Lisesi’nde okudum ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdim. Her fakülteye girebilirdim ama evime yakın olduğu için Ege Üniversitesi’ni seçtim. O zamanlar maddi imkanlar kısıtlıydı, evime yürüyerek gidip gelirdim. Ege Tıp’ı Bornova’da oturduğumuz için tercih ettim.

-Doktorluğu tercih sebebiniz neydi?

Ben doktor olmayı her zaman istiyordum. Ama gençken insan  bunları  o kadar iyi değerlendiremiyor. Ben meslek sahibi olmak istedim. O zaman doktor olmak iyi bir meslek seçimi olarak kabul ediliyordu. Ellerimle bir şeyler yapmayı da sevdiğim için cerrahlığı seçtim.  Göz doktoru oldum. Göz  çok geniş bir konu, küçük bir organ ama derin ve geniş bir konu.

GÖZE ADANMIŞ BİR HAYAT

-Dar alanda kısa paslaşmalar gibi…

Tabii, gözün sadece bir milimetrekaresiyle ilgili uzmanlık var. Sarı nokta hastalığının uzmanlığı var örneğin.

-Sonradan aklınızda kaldı mı, keşke şu mesleği seçseymişim diye…

Hayır, ben doktor olmayı arzu ettim ve doktor olduğum için mutluyum. Geçenlerde 40. mezuniyet toplantımız vardı. Herkes doktor olmaktan memnundu. Hepsi hala çalışıyor, ben emekli olayım diyen yok. Herkes mesleğini seviyor.

-Hayatınızı göze adadınız diyebilir miyiz?

Eh öyle oldu gerçekten de…

UZUN GÖZ, KISA GÖZ…

-Peki göz neden bozulur?

Göz bozukluklarının sebebi genellikle genetiktir. Doğuştan gelen genlerle ilgilidir. İnsanın nasıl boyu, ten rengi genetik, göz bozukluklarının da birinci sebebi genetiktir. Göz bozukluklarının sebebi gözün boyunun uzun olması ya da kısa olmasıdır.

-Gözün boyu mu var?

Göz bir küre.  Göz küresinin yarıçapını düşünün, ortalama 22 milimetredir. 1 milimetre 2.5 numara göz bozukluğu yapar. Dolayısıyla sizin gözünüzün yarıçapı örneğin 22 değil de 24 milimetre ise 5 numara miyop oluyorsunuz.

GÜN IŞIĞI MİYOPLUĞU ENGELLİYOR

-Doğuştan olabilir mi?

Doğuştan olması gözün büyümeye devam etmesiyle ya da kısa kalmasıyla oluyor. Kısa kalırsa hipermetrop oluyorsunuz. Bunlar genetik olarak belirleniyor. Ancak özellikle miyopinin ilerlemesini etkileyen bazı faktörler var ki son yıllarda bunlar teşhis edildi. Eskiden televizyona yakından bakan çocuğa gözü bozuldu denirdi. Ama 2016 yayınlarında yakın aktivitenin çok etkili olmadığı ortaya kondu. Ancak bir çocuğun açık alanda, dışarıda günde en az iki saat dolaşmasının miyopinin ilerlemesini azalttığı saptandı.

-Göz  ve ışık çok önemli demek ki..

Bunun sebebinin gün ışığından yararlanmak olduğu ortaya çıktı. İç mekanda aydınlık bir ortamda örneğin şu anda burası 400 lüks kadar ışık var. Ama dışarıda yağmurlu havada bile ışık miktarı 30 – 40 bin lüks’tür. Gün ışığı gözde dopamin salgılanmasını ve bu da gözün büyümesini yavaşlatıyor. Yani çocuğun günde en az iki saat dışarıda gezmesi miyop olacaksa da bunu geciktiren en önemli  faktör. Gün ışığı göz sağlığı için özellikle çocukların büyüme çağında çok önemli bir etken.

BİLGİSAYAR ZARARLI DEĞİL

-Günümüzde çocuklar kapalı mekanda ve bilgisayar başında saatlerini geçiriyorlar…

Burada çocukları bilgisayar çalışması değil, iç mekan ışığının dışarıya göre çok düşük olması etkiliyor. Ayrıca bilgisayar oynaması o kadar kötü bir şey değil, gözü çalıştırıyor. Dikkati artırıyor.

-Ekrandan yansıyan ultraviyole, manyetik alan zararlı değil mi?

Bu hep söylenir. Ama şu anda kullanılan ekranlardaki radyasyon oranı çok düşük. Açık havada belki daha fazla radyasyon var.

-Gözde en çok neye dikkat edelim?

Glokom göz tansiyonu sinsi bir hastalık, ağrı sızı yapmıyor. Çok yavaş ilerliyor, o nedenle anlaşılmıyor. 40 yaşına gelenlerin kontrol  ettirmesi önemli.

GÖZ TEMBELLİĞİNE DİKKAT

Siz kendi göz sağlığınıza nasıl dikkat ediyorsunuz?

Ben okuma gözlüğü kullanıyorum sadece. Uzak bozukluğu yok. Göz sağlığı için yapmanız gereken  çok fazla bir şey yok. Gözünüz bozuksa bozuktur, değilse değildir. Çocuk doğduktan bir süre sonra yapılması gereken olarak bakarsak göz bozukluğu potansiyeli var mı ona bakmak gerekir. Biz iki gözün arasında numara farkı var mı, onu araştırırız. Fark varsa, biri bozuk biri sağlamsa, bozuk göz tembel kalır. Göz tembelliği olur, bu da yüzde 2 oranında görülür. Göz tembelliğinin erken yaşta teşhis ve tedavisi gerekir.

-Gözümüzü nasıl koruyalım?

Çocuk daha okula gitmeden  bir göz testi yapılmasında fayda var. Bu anaokullarında da yapılabiliyor. Öğretmenler de kontrol edebilir. Göz bozukluğu olan kişilerin erken yaşta gözlük takması gerekiyor. Erken yaşta takmazsa zaten bulanık gördüğü için ileri yaşta gözlük taksa da göz tam randımanıyla çalışmıyor, tembellik oluyor.

BİRDEN FAZLA EVREN…

-Beyinle irtibat açısından mı?

Tabii, kesinlikle. Çünkü gören yer beyin. Göz görmüyor, beyin görüyor.  Görüntü göze ters olarak düşer, o beyne gider ve beyinde birleştirilerek doğrultuluyor.

-Görme halini beyin mi yaşıyor?

Beyin yaşıyor, algılıyoruz yani. Biz yaşıyoruz. Düşünce gibi…

-Burada devreye tarafımdan tam olarak anlaşılamayan kuantum giriyor…

Birden fazla evren olabilir diyenler var.

-Bu fazla garip değil mi? Kapalı bir yerde olan beyin dünyayı görüyor…

Ve duyuyor, kokluyor, hissediyor değil mi? Hepsi birlikte…

RODOS’TAN GELEN HASTALAR

-Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kaç yıldır hizmet veriyor?

Biz bu hastaneyi 2000 yılında kurduk. 15 yılı geçti. Her yaştan hastaya hizmet veriyoruz. Yurtdışından da hastalarımız geliyor, özellikle Danimarka, Almanya, Yunanistan’dan hastalar geliyor. Rodos’ta yolda yürürken herkes tanıyor. Çünkü Rodos’tan çok hastam var. Tanışıyoruz, ahbap olduk artık. Arada bir köprü oldu, Rodos’tan hem Türk kökenliler, hem de Yunanlılar geliyorlar İzmir’deki merkezimize hasta olarak.

-Neden Kaşkaloğlu’nu tercih ediyor yabancı hastalar?

Gelişmiş Batı Avrupa ülkelerinden hastalar orada sağlık hizmeti olmadığı için gelmiyor, burada bizim yaptığımızı Avrupa’daki merkezlerde de yapıyorlar. Ama ilk başlarda çok fiyat farkı vardı aramızda, buraya gelmelerine değiyordu. Şimdi özellikle lazer tedavilerinde fiyatlar Avrupa’da da düştü. Bizde doktorlar daha fazla hasta gördükleri için tecrübeleri de fazla oluyor. O nedenle özellikle Yunanistan’dan adalardan çok hasta geliyor. Adalar sınır kasabaları aslında, Türkiye’ye gelmek daha kolay onlar için.

-Tedavi ettiğiniz hastada sizi en çok mutlu eden ne oluyor?

Bize görmeden gelen bir insanın görmesini sağlamak bizim için  mutluluk kaynağı oluyor. Eskisinden daha iyi görür hale getirmek de bizim için önemli. Bir ameliyatla astigmatı olan, miyop olan hastanın her şeyini düzeltebiliyoruz. Her şey için gözlük kullanan biri hayatını gözlüksüz sürdürebiliyor. Katarakt ameliyatı olduktan sonra da aynı şekilde. İnanın ameliyat olduklarında hayatları değişiyor, psikolojileri çok olumlu etkileniyor. Görmek çok önemli.

DANİMARKA’DA 6 AY SIRA BEKLENİYOR

-Katarakt ameliyatı sayısı eskiye göre  çok arttı. Herkes katarakt ameliyatı oluyor sanki?

Gelişmiş ülkelerde örneğin Amerika’da katarakt ameliyatı oranı yüzde 1.2’dir. Batı Avrupa ülkelerinde yüzde 1 civarında. Türkiye’de ise bu oran hemen hemen yarısı, yüzde 0.5. Bunun nedeni Türkiye’de yaş ortalamasının daha düşük olması. Yoksa bizde katarakt ameliyatı olma, doktora ulaşma imkanı Danimarka’dan daha fazla. Danimarka’nın kişi başına milli geliri 50 bin Dolar’ın üstünde, Türkiye’ninkini de biliyoruz. Buna rağmen Danimarka’da göz doktoruna gitmek için 4 ay önceden randevu almak zorundasın. Katarakt ameliyatı için 6 ay, 1 sene sıra bekliyorsunuz. Almanya’da da öyle. Bizde her şeyin bolluğu var. Gereksiz insan gücü israfı var.

-İsraf derken?

Göz yönünden söylersek talebin üstünde fazla  sağlık hizmeti var. 6 ay beklensin demiyorum ama Türkiye’de bir sürü kurum var ve hiçbiri tam kapasite çalışmıyor. Sadece göz olarak almayın, diğer branşların da farklı olduğunu düşünmüyorum. Yapılan işin bir şey üretmesi, faydalı olması gerekiyor. Gereksiz iş yaparsanız israf olur. Her şeyin gereğinin yapılması gerekiyor.

-Katarakt ameliyatı olanlar…

Amerikan sağlık sisteminden yararlanan 1.5 milyon kişi üzerinde bir çalışma yapılıyor. Katarakt olup ameliyat olanlar ile katarakt olup ameliyat olmayanları karşılaştırıyorlar. İleri yaşlarda katarakt ameliyatı olanlar arasında ölüm oranı olmayanlara göre yüzde 30 daha düşük bulunuyor. Bu çok önemli bir bulgu. Nedeni de şöyle izah ediliyor, katarakt ameliyatı olanlar daha iyi görüyor. Daha iyi gördüğü için de kazalar daha az oluyor. Gördüğü için sağlığına daha çok dikkat ediyor, ilaçlarını düzenli alıyor. Sosyal hayata daha çok katılıyor, daha mutlu oluyor dolayısıyla daha çok yaşıyor.

-Lazer de çok yaygın kullanılıyor…

Lazerin göz hastalıklarında kullanımı çok yaygın. Esasında lazerin tıpta ilk kullanımı gözde olmuştur. Şeker hastalarının retina tedavileri için başladı kullanıma, 1990’larda da lazer ile göz bozukluklarının düzeltilmesine başlandı. Biz İzmir’de 1992 yılından beri miyop, astigmat, hipermetrop gibi bozuklukları lazerle düzeltebiliyoruz. Lazer tabii çok daha hassas olduğu için çok daha güvenli bir uygulama oluyor.

GÜNEŞE DİKKAT

-Yazın kavurucu sıcağı başladı, güneşten korunmak için ne tür güneş gözlüğü kullanmalıyız?

Güneşteki fazla güneş ışını zararlı biliyorsunuz. Cilde de zararlı, göze de zararlı. Açık havada güneş altında kalanlarda pterjium denen gözde et yürümesi rahatsızlığı oluyor. Gözün açık kısmında kızarıklık olması, giderek kornea dediğimiz saydam tabakası üzerine yürümesi. Buna halk arasında tavuk karası filan diyorlar. Bu ultraviyole ile doğrudan ilintili. Zaten ekvatora yaklaştıkça istatistiksel olarak daha fazla görülüyor. Gözün sağlıklı kalması için gözyaşı ile ıslanması lazım. Gözün gözyaşı ile ıslanmasını sağlayan da gözkapakları.  Yeni bir arabanın cam silecekleri gibi. Gözün üstünde bu et yürümesi kabarıklığı varsa göz kapağı her yeri eşit ıslatamaz. Kuruluk olur, bu da yanma batma belirtisi verir.

-Bu güneşin zararlarından birisi….

Evet bir de kışın karda ultraviyole ışığını kesecek gözlük kullanmak gerekir. Korneada hasara sebep olarak kaynak alması gibi körlüğüne sebep olabilir.

-Güneş gözlüğü alırken neye dikkat etmek gerekiyor?

Optik kalitesinin iyi olması yeterli, fiyat önemli değil. Bu tür ürünlerde verdiğiniz paranın büyük çoğunluğu markanın bedeli oluyor.  Aynı ürünü markasız aldığınızda çok daha ucuza mal oluyor. Eğer bilinen bir ürün alırsanız, marka olursa modasının yanı sıra camının iyi olduğunun güvenini taşıyorsunuz. Ben de alacak olsam şimdi marka bir ürün alırım.

-Kalitesinin tescilli olması açısından mı?

Ne aldığınızı biliyorsunuz.  Camının belirli bir vasıfta olduğunu biliyorsunuz, orada yazıyor zaten.

İLKLERE İMZA ATTIK

-Kaşkaloğlu nasıl marka oldu ? Nasıl fark yarattınız?

Biz şimdi ne kadar markayız bilmiyorum ama bize bunu söylüyorlar, bu da bize olan güveni artırıyor. Biz eşimle birlikte 1985’ten bu yana özel olarak çalışıyoruz. O zamandan beri temel prensibimiz olaya hastamızın açısından bakmaktır. Daima hastayı düşündük. Bir de biz teknolojiyi hep çok yakından takip ettik, İzmir’e yenilikleri hep ilk ben yapmışımdır. Arkadaşlarımla birlikte yapmışızdır, bu da güven yarattı. İlk göz içi merceği taktık, ilk lazer ameliyatı yaptık, ilk göz hastanesini açtık.

-Fark yaratmak, başarı elde etmek kolay olmuyor.  İşiniz hayat tarzı olmuş, göz sağlığı sizin meseleniz olmuş sanki…

Doğru söylüyorsunuz, beni güzel tahlil ettiniz. Ben böyleyim demek istemem ama bu hastaneyi yaparken bir örneğ i yoktu, gelip inceliyorlardı. Şimdi çok daha güzelleri yapıldı ama ben yaptığımda ilkti. Almanya’da Prof. Koch’un yanına gitmiştim oradaki sistemi gördüm, oradan esinlendim. Bu hastanenin ana fikrini, iş akışında planında ne olacak diye tasarlamıştım. Odaların maketlerini yapmıştım, hasta nereye oturacak doktor nerede olacak diye. Büyük bir hata yok, hala aynı sistemle yürüyoruz. İşte insan akşam yastığa başını koyduğunda bile bunları düşününce oluyor.

-Bundan sonrası için hedefler ve hayaller neler?

Biz burayı kurduğumuzda Türkiye’deki sağlıkta dönüşüm olayı yoktu. 2002’den sonra başladı. Sonradan yapılan hastaneler büyüdüler, şubeleri oldu.

BUTİK HASTANEYİZ

-Bu bir eksiklik mi?

Burası butik bir hastane olarak kaldı, böyle de devam edecek.

-İyi hasta diye bir tanım var mıdır?

Doktora geldiğinde kendini düzgün ifade eden hasta iyi hastadır. Bilgileri doğru verecek. Çok sık rastlıyoruz ne şikayetin var dediğimizde, “Siz bulun” diyor mesela. Geçmiş bilgileri vermiyor, acaba bakalım bu doktor ne diyecek diye düşünüyor. Arabasını tamire götürdüğünde tam bilgi veriyor, doktora geldiğinde bugün şikayetiniz nedir onu anlatmıyor. Doktora kendini net anlatan hasta iyi hastadır.

İZMİR VE SAĞLIK TURİZMİ

-İzmir sağlık turizmi için doğru bir kent mi?

İzmir sağlık turizmi için doğru bir kent. İzmir Türkiye’nin yüz akı, yaşamak için en güzel kenti. Turistler için de en medeni şehirlerden birisi İzmir. Çok sayıda sağlık kurumu, özel hastanelerimiz ve üniversite hastanelerimiz var. Burada çalışan çok değerli meslektaşlarımız var. İzmir’de çok büyük potansiyel var. Sağlık turizmi kolay bir turizm değil. Bazı tedaviler uzun sürüyor. Mesela organ nakli hem iyi hastane, hem iyi doktor istiyor. Diğer ülkelerde sizi temsil eden partnerlerinizin olması gerekiyor.

-Hükümet desteği?

Hükümet bu işi çözemez, iyi niyetli girişimler var ama bize hiçbir zaman sorulmadığı için istemediğimiz şeyler oluyor. Bize tebliğ ediliyor ama uygulamasının olamayacağını biz görür görmez anlıyoruz. Bu işi yapan kişilerle samimi şekilde, birebir görüşülmesi gerekiyor.

ÇOK PARA, ÇOK BAŞARI DEĞİLDİR

-Sağlık turizminde İzmir’in potansiyeli nedir?

İzmir’in en büyük sorunu ulaşım. Biz Almanya ile çalışıyorduk, Sun Express’in direkt uçuşu olması büyük avantaj. Ama Ortadoğu’ya hizmet vermek istediğiniz zaman büyük sıkıntı var, direkt uçuş yok. İzmir havaalanında taksiye binmek bile bir olay. Yurtdışından gelip taksiye binmeye çalışın ve görün. Bunların çözülmesi gereken şeyler. Bir taksi ofisi bile yok, hep bir telaş huzursuz edici bir sıkıntı var. Bu konular fazla konuşulmuyor. Ama bu konularda sıkıntı var.

-İzmir’de yaşamayı, İzmir’de kalmayı özellikle seçmişsiniz belli ki…

Bazen keşke İstanbul’ a  gitseydim diye düşünmedim değil ama biz burada mutluyuz. Ben evimden çıkıyorum, hastaneye 15 dakika yürüyerek geliyorum. Bu benim için önemli. Bu dünyada bir tane hayatımız var, bunu doğru yaşamak lazım. Benim bir pişmanlığım yok, çünkü biz hiçbir zaman paraya odaklı çalışmadık. İşadamıysanız başarının birinci kriteri para kazanmanızdır, ama bizim mesleğimizde para kazanmasanız da başarılı bir doktor olabiliyorsunuz. Bizim mesleğimizde başarının kriteri farklı, onun için doktorluk güzel bir meslek. Biz mesleğimizi iyi yaptığımızda biz zaten başarılı oluyoruz. Bir doktor çok başarılı olup çok para kazanamayabilir. Üniversitelerimizde çalışan çok başarılı doktorlar var, dünya çapında isimler var. Para kazanmak yanı sıra oluyor. Çok para kazanan çok başarılı doktor demek değildir.

Gün ışığı miyop gözlere faydalı

0

Küçük yaşlardan itibaren çocukların yaşamını olumsuz etkileyen ve belli bir yaşa kadar tedavisi bulunmayan miyopi (uzağı net görememe) aileleri endişelendirebiliyor. Çocukluk ve gençlik dönemindeki miyopi numarasının artmasıyla birlikte aileler bu durumun nasıl engellenebileceği ve düzeltilebileceği konusunda göz hekimlerine sıklıkla sorular yöneltiyor. Miyopinin ilerleyişini durdurmanın tam olarak mümkün olmadığını söyleyen Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, çocuklukta miyopinin düzeltilmesi tedavisinin yalnızca gözlük ile yapılabildiğini ifade etti. Dr. Asena, miyopinin bugüne dek kitap okuma, televizyon izleme ve bilgisayar oynamayla direkt ilişkilendiğini kaydederek, “Yakın bakışın kullanıldığı iç mekan aktivitelerinin miyopinin ilerleyişini kolaylaştırdığı kabul edilmekteydi. Halbuki tıptaki son gelişmelerle birlikte miyopiye kapalı mekanlardaki ışığın miktarının neden olduğunun anlaşıldı. Bu nedenle miyop çocuklara spor yapmak gibi uzak bakışın kullanıldığı dış mekan aktiviteleri ile dengelenmiş bir yaşam düzeni öneriyoruz” diye konuştu. Miyopi rahatsızlığının 18-20 yaşından sonra ilerlemesinin durduğu bigisini veren Dr. Ase-na, “Göz gelişimini etkileyen faktörlerden birisi de ortamdaki ışığın azlığı ya da çokluğudur. Bir oda iyi aydınlatılmış olsa bile 400 lüxlük bir aydınlığa sahiptir. Halbulki ev dışında hava kapalı olsa dahi bu rakam 40 bin lüx değerindedir. Yani kapalı mekandaki ışık miktarı, açık alanlardakinin yüzde 1′i seviyesinde. Karanlık ortamda göz daha çok büyüdüğü için miyopi de buna paralel olarak büyüyor. Bu nedenle çocukları küçük yaşlardan itibaren her gün 2 saat gün ışığına çıkarmak gerekiyor” dedi.

İlerlemesini yavaşlatıyor

Açık havada büyüyen çocukların miyopi ilerlemesinde yavaşlama gözlemlendiği bilgisini veren Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, “Güneş ışığı vücutta dopamin hormonunun salgılanmasını sağlıyor. Dopamin de göz büyümesini yavaşlatıyor. Bu nedenle miyopinin ilerlemesi de azalıyor. Çocukların dış mekandaki sportif faaliyetler ve sosyal aktivitelere katılımlarının da teşvik edilmesi gerekiyor” dedi. Dr. Asena, genetik geçiş gösteren bir bozukluk olan miyopinin tedavisini; çocukluk çağında gözlük, ergenlik döneminde kontakt lens ve 20′li yaşlarından sonra eğer gözde numara ilerlemesi durmuşsa Excimer Lazer tedavisi olarak özetledi. Anne babaların çocukların gözlerini periyodik olarak muayene ettirmeleri gerektiğini vurgulayan Dr. Asena, çocukların ilk muayenelerinin 2 yaşında yapılması, bozukluk olmasa bile 2 yılda bir devam edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bıçaksız çizdirme ile gözlüklere son

0

Halk arasında, lazer operasyonlarının sadece miyop hastalara yapıldığı gibi yanlış bir algının bulunduğunu söyleyen Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, lasik ameliyatlarının miyopi ile birlikte, hipermetrop ve astigmatta da başarıyla uygulandığına dikkat çekti. Asena, “18 – 65 yaş aralığında, kırma kusuru dediğimiz görme bozukluklarını yaşayan kişilere uyguladığımız lasik operasyonunda, öncelikle kornea topografisi gibi birtakım özel tetkikler ile değerlendirme yapıyoruz. Eğer kişinin göz yapısı ve numarası uygunsa, lasik işlemini gerçekleştiriyoruz. Bunun için gözün en önünde yer alan saydam kornea tabakasının şekil ve kalınlık bakımından, excimer laser için uygun olması gerekiyor” dedi. Op. Dr. Asena, “Intralase (femtosaniye) lasik yöntemiyle, miyopi, hipermetrop ve astigmat gibi göz bozuklukları düzeltilebiliyor; lasik olan kişiler, 40-50 saniyede lazer uygulamasıyla gözlükten kurtuluyor” ifadesini kullandı.

Akıllı Lens Nedir?

0

Son günlerde  sözlü ve yazılı basında ‘Akıllı lens’ terimi sıklıkla kullanılmaktadır. Oftalmolojide tıbbi konulara isim yakıştırmayı uygun bulmamakla beraber konuya açıklık getirmek adına  burada  bazı bilgileri paylaşacağız. Akıllı lens, trifokal lensleri tarif etmek için kullanılmış bir ifadedir. Kaşkaloğlu Göz Hastanesi doktorları olarak akıllı lens terimini kullanmıyor, akıllı lens diye adlandırılan ‘Trifokal Göziçi Lens’ ifadesini kullanmanın daha doğru olduğunu düşünüyoruz.

Kliniğimizde “Akıllı Lens” diye adlandırılan  trifokal lensler katarakt ameliyatları sırasında uygun vakalara uzun süredir kullanılmaktadır. Bilindiği gibi göziçi lensler monofokal yani tek odaklı ve multifokal yani çok odaklı olarak iki gruba ayrılır. Katarakt ameliyatı sırasında tek odaklı lens takılanlar ameliyat sonrasında uzak için gözlük kullanmayabilir ancak yakın okuma için gözlük kullanırlar. Çok odaklı mercekler ise iki veya üç odaklı olabilir.

Akıllı lens’ olarak tabir edilen trifokal mercekler adından da anlaşılacağı gibi üç odaklı merceklerdir. Ameliyattan sonra bu kişiler gözlüksüz olarak kitap okuyabilir, bilgisayar kullanabilir ve televizyon seyredebilirler. En yaygın trifokal mercekler; Zeiss Acrilisa Tri, Alcon Panoptix ve Finevision lensleridir. Katarakt ameliyatı olacak hastalara hangi merceğin uygun olacağına gözün bazı kriterlerine bakılarak karar verilir. Hastanemizde tecrübeli doktorlarımız her türlü katarakt ameliyatını başarıyla yapmaktadır. Trifokal  Akıllı lens ameliyatı bilgi ve akıllı lens ameliyatı fiyatları için hastanemize başvurabilirsiniz.

Göz hastalıklarının tedavisinde ilerideyiz

0

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Kaşkaloğlu, 15-20 yıl önce yurtdışına gönderilen hastaların artık Türkiye’de tedavi edildiğini söyledi.

Meslek yaşamında 40 yılı geride bırakan Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nin Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, tıp sektörünün sürekli geliştiğini ve Türk hekimlerin göz hastalıklarında yüksek teknolojiyi kullanarak ameliyat başarısını giderek yükselttiklerini söyledi. Türkiye’de sağlıkta dönüşüm programıyla birlikte, 2002 yılından sonra hızlı bir gelişme yaşandığını kaydeden Kaşkaloğlu, çevre ülkelere nazaran göz tedavilerinde önemli aşamalar elde edildiğini söyledi. Hangi branşta olursa olsun, hekimlerin kendilerini güncel bilgilerle donatmasının önemine de dikkat çeken Kaşkaloğlu, “Yılın önemli bir bölümünde tıp alanındaki son gelişmeleri takip etmek için yurtdışı kongrelere katılıyoruz. Tabii ki; hekim olarak gelişen teknolojiyle birlikte artık Amerika’daki bir kongreye bizzat katılmak gerekmiyor. İnternet üzerinden online olarak da kongreleri takip edebiliyoruz. Bir hekimin kendi gelişimini sürekli sağlaması gerekiyor. Bunun için başkalarının deneyimlerinden de faydalanmak önemli” diye konuştu. Türk hekimlerinin yurtdışında, deneyimli ve başarılı olarak tanındığını hatırlatan Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, “Hekimlerimiz dün-yayla yarışıyor; hatta bir adım öne çıkıyor. 15 – 20 yıl önce bazı göz tedavileri için hastaları yurtdışına göndermek zorundaydık. Şimdi ise bütün tedavileri ülkemizde yapabiliyoruz. Bundan büyük gurur duyuyorum” dedi. Kendisinin özel hastane sahibi olmasına rağmen, her zaman doktor kimliğini ön plan-da tuttuğunu ifade eden Kaşkaloğlu, “Her zaman önce tıbbı ve hasta mutluluğunu ilk hedef olarak belirledik. 40 yılı aşan mesleki deneyimimle birlikte, güven ve kaliteyle anılan bir marka bilinirliği yarat-mayı başardık” dedi.

GÖZ BANKASI EKSİKLİĞİ VAR…

Ülkemizde göz bankaları yeterli olmadığını vurgulayan Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, bu bankalarda tedavi amaçlı olarak uygun donörlerden alınan korneaların muhafaza edildiğini söyledi. Kaşkaloğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Kornea nakli operasyonu belli bir sürede yapılmalı. Ülkemizde göz bankaları belli başlı hastanelerde bulunuyor; fakat yeterli değil. Bu konuya önem verilmesi ve yatırım yapılması gerekiyor.”
Mahmut Kaşkaloğlu

Kaynak: Sabah Egeli 06.04.2016

Gözlüksüz yaşam

0

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, lasik ameliyatlarının miyopi ile birlikte, hipermetrop ve astigmatta da başarıyla uygulandığına dikkat çekti.

Halk arasında lazer operasyonlarının sadece miyop hastalara yapıldığı gibi yanlış bir algının bulunduğunu hatırlatan Bilgehan Sezgin Asena, “18-65 yaş aralığında, kırma kusuru dediğimiz görme bozukluklarını yaşayan kişilere uyguladığımız lasik operasyonunda, öncelikle kornea topografisi gibi birtakım özel tetkikler ile değerlendirme yapıyoruz. Eğer kişinin göz yapısı ve numarası uygunsa, lasik işlemini gerçekleştiriyoruz. Bunun için gözün en önünde yer alan saydam kornea tabakasının şekil ve kalınlık bakımından “excimer laser” için uygun olması gerekiyor. ” dedi. Halk arasında “göz çizdirme” olarak bilinen ve göz bozukluklarının bıçakla giderildiği operasyonların, modern ve teknolojik lazer cihazlarıyla çok kısa sürede ve daha konforlu bir şekilde yapılabildiğini dile getiren Asena, şu bilgileri verdi: “Halk arasında bıçaksız lasik olarak ifade edilen intralase lasik yöntemiyle, miyopi, hipermetrop ve astigmat gibi göz bozuklukları düzeltilebiliyor; lasik olan kişiler, 10-15 dakikalarını ameliyat odasında geçirip, 40-50 saniyede gerçekleştirilen lazer uygulamalarıyla gözlüklerinden kurtuluyor. ” Lasik operasyonunun ardından kişilerin ertesi gün normal yaşamlarına dönebildiğini vurgulayan Bilgihan Sezgin Asena, sadece ilk haftalarda darbeye maruz kalınabilecek agresif sporlardan uzak durulması gerektiğini söyledi.

Lasik ameliyatları sadece miyop hastalara uygulanmıyor

0

Lasik ameliyatları sadece miyop hastalara uygulanmıyor

Op Dr Bilgehan Sezgin Asena halk arasında lazer operasyonlarını sadece miyop hastalara yapıldığı gibi yanlış bir algı bulunduğunu söyledi.  Lasik ameliyatlarının miyopi ile birlikte hipermetrop ve astigmat da başarıyla uygulandığına dikkat çekti.

Halk arasında göz çizdirme olarak bilinen ve göz bozukluklarının bıçakla giderildiği operasyonların bugün modern ve teknolojik lazer cihazlarıyla çok kısa sürede giderildiğini ifade eden Kaşkaloğlu Göz Hastanesi başhekimi Op Dr Bilgehan Sezgin Asena lasik ameliyatı hakkında bilgi verdi

Lasik ameliyatlarının miyopi ile birlikte hipermetrop ve astigmat başarı ile uygulandığına dikkat çeken doktor Asena “ 18 ve 65 yaş aralığında kırma kusuru dediğimiz göz bozukluklarını yaşayan kişilere uyguladığımız lasik operasyonunda Öncelikle kornea topografisi gibi birtakım özel tetkikler ile değerlendirme yapıyoruz Eğer kişinin göz yapısı numarası uygunsa  lasik işlemini gerçekleştiriyoruz.  ”

Sarı Nokta hastalığı nedir? Tedavisi nasıl yapılır?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu Sarı Nokta hastalığı nedir? Tedavisi nasıl yapılır? sorusunu yanıtlıyor.

 

Göz Kapağı İltihabı (Blefarit) Nedir? Tedavisi Nasıl Olur?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu Göz Kapağı İltihabı (Blefarit) Nedir? Tedavisi Nasıl Olur?sorusunu yanıtlıyor.

 

Smile Lazer Nedir? | Göz Doktorunuz Yanıtlıyor.

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu smile lazer hakkında bilgilendiriyor.

 

Göz yaşı kanal tıkanıklığı nedir? Tedavisi nasıl yapılır?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu bebeklerde ve erişkinlerde göz yaşı kanal tıkanıklığı konusunda bilgilendiriyor.

 

Astigmat nedir? Astigmat Tedavisi nasıl yapılır?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu astigmat nedir ve astigmat tedavisi nasıl yapılır sorularını yanıtlıyor.

 

Refraktif lens değişimi nedir?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena Refraktif lens değişimi nedir sorusunu yanıtlıyor.

 

Multifocal Lens ile Trifocal Lens arasındaki farklar nelerdir?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena multifocal lens ile trifocal lens arasındaki farkları anlatıyor.

 

Lasik ameliyatından sonra göz numarası sıfıra iner mi?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu Lasik ameliyatından sonra göz numarası sıfıra iner mi sorusunu yanıtlıyor.

 

Katarakt Ameliyatı Ne Zaman Yapılmalıdır?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu katarakt ameliyatı ne zaman yapılmalıdır sorusunu yanıtlıyor.

 

Şeker hastaları ne zaman muayene olmalıdır?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu Şeker hastaları ne zaman muayene olmalıdır sorusunu yanıtlıyor.

 

Gözlükten kurtulma ameliyatı olanlar başka göz ameliyatı olabilir mi?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu gözlükten kurtulma ameliyatı olanlar başka göz ameliyatı olabilir mi sorusunu yanıtlıyor.

 

Gözün beyazında kanama | Göz doktorunuz yanıtlıyor.

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu gözün beyazında kanama hakkında bilgilendiriyor.

 

Lasik Ameliyatından sonra göz numarası geri gelir mi?

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu lasik ameliyatından sonra göz numarası geri gelir mi sorusunu yanıtlıyor.

 

Gözün beyazındaki sarı leke nedir? | Göz doktorunuz yanıtlıyor.

0

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu yanıtlıyor.